Alvaro De Campos \ livro do desassossego.

  oyleyse kim kurtaracak beni var olmaktan? 

    hayatimi topraga veriyorum.

Mario de Sa-Carneiro’ya mektup.

                                                                                                                    14 mayıs 1916

bugun size bu satirlari size duygusal bir ihtiyactan oturu, sizinle karsilikli konusabilmek icin yanip tutustugum icin yaziyorum. kolayca tahmin edebileceginiz gibi, soyleyecek hicbir seyim yok. dipsiz bir bunalimdayim bugun-hepsi bu. sozlerimin sacmaligi halime tercuman olsun.

   asla bir gelecege sahip olmamis oldugum gunlerden birindeyim. karsimda yalnizca bir sikinti duvariyla kusatilmis, tas kesilmis bir simdi var. irmagin karsi kiyisi karsida bulunduguna gore, asla bu trafikteki kiyi degil; cektigim acilarin tek nedeni de bu. nice limanlara yanasacak gemiler var elbette, ama hicbiri hayatin istirap vermez oldugu limana varmayacak, her seyi unutabilecegimiz bir rihtimda yok. ustunden cok zaman gecti bunların ama benim huznum hepsinden eski.

     ruhum bu haldeyken, hayatin hirpaladigi dertli bir cocuk oldugumu bedenimin tum bilinciyle hissediyorum. bir koseye atilmisim, oyunlar oynayan baska cocukların seslerini duyuyorum. dalga gecer gibi verdikleri kirik, teneke oyuncagi simsiki kavriyorum. bugun, 14 mayis, saat dokuzu on gece, hayatimin butun tadi butun degeri iste bundan ibaret.

     tutsakligimin sessiz pencerelerinden gordugum sahnede butun salincaklar dallarin uzerinden asirtilmis, simdi oylece sarkiyor; en tepeye dolanmislar; yani firar ettigimi dusleyecek olsam, zamani asmak icin guvenebilecegim salincaklarim bile yok.

     su an, edebiyati bir kenara birakacak olursak, ruh halim asagi yukari boyle. denizci’deki karakterlerden biri gibiyim, gozlerim aglamayi dusunmekten yaniyor. hayat fisir fisir, yudum yudum, dura dura canimi yakiyor. tum bunlar, cildi simdiden dagilmaya yuz tutmus bir kitaba kucuk harflerle yazilmis.

     bu satirlari size degil de bir baskasina yaziyor olsaydim, dostum, mektubumun samimiyetine, aralarında isterikce bir bag olan bunca seyin, hayatim olarak hissettigim seyden bir anda, kendiliginden fiskiriverdigine yemin etsem zor inanirlardi. ama siz, bu sahnelenmesi imkansiz trajedinin burasi ve simdiki kadar agzi kadar dolu, elle tutulur bir gerceklik oldugunu, yapraklar nasil yeserirse benim de ruhumda öyle cereyan ettigini anlayabilirsiniz.

     prens, iste bu yuzden hic saltanat suremedi. sacma sapan bir cumle bu. ne var ki sacma cumleler insanda hungur hungur aglama istegi uyandirabilirmis meger.

     son havadisler bunlar. almanya ile savas cikabilir bir de, ama aci denen illet coktan musallat olmuştu insanlara.hayatin obur yarisinda bir karikaturun altyazisi isle cikabilir herhalde savas.

     tam olarak delilik sayilmaz  bu halim, ama delirenler herhalde kendilerine aci veren seylere teslim oluyordur, ruhundaki sarsintilardan yavas yavas zevk almayi ogreniyordur-hissettiklerim de buna pek uzak sayilmaz dogrusu.

    hissetmek - ne renktir acaba?

    sizi binlerce kez kucakliyorum, kalbim sizinle, daima sizinle.

                                                                                                                     F.P.

                                                               mario de sa-carneiro, f.p.’nun yakın dostu idi; bu mektubun yazilmasindan alti hafta sonra yirmi altı yasında intihar etti.

  1. senhorapessoa posted this